info@ozeldireksiyon.com  -  www.ehliyetkursu.com  -  forumehliyet.com  

 
 
 

"Burcunu Söyle Sana
Otomobilini Söyleyeyim..."

-------------------------------------------------------
 
www.testsitesi.com

 Ücretsiz Online Ehliyet Sınavları

-------------------------------------------------------
  İSMET'LE SOHBET
 Otomobil Beyinle Kullanılır....

İsmet Hocaya  ‘‘iyi sürücü'' kimdir? diye sorulursa?

İyi sürücü refleksleriyle değil “beyniyle” araba kullanan kişidir. Maalesef Türk sürücüsü yalnız refleksiyle otomobil kullanıyor. -  Devamı...

--------------------------------------------

  Nasıl Ödemek İstersiniz?

  Kredi Kartına Taksit İmkanı

-----------------------------------------------------------------


Ehliyet Kursu

Avrupalılar Neden Kırmızı Işıkta Duruyor?

Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayı ben sürüyordum.Yolun  ilerisinde bir kaza olduğunu gördüm. Ne olmuş diye bakarken,  birden  dört  yol ağzında olduğumuzu fark ettim. Işık kırmızıya dönmüş ve  ben  geçmiştim.  Yapacak bir şey yoktu, olan olmuştu. Duramazdım, yola  devam ettim.  Gece yarısından sonraydı. Saat 02. gibiydi. Allah'tan,  çevrede polis  falan da yoktu.
 
  Bu olayın üstünden bir hafta kadar geçmişti. Bir mektup aldım;  karakola çağırıyorlardı. Gittim. Beni bir odaya aldılar. "Bir konuda  bilginize başvuracağız. Size bir fotoğraf göstereceğiz. Bu araba  sizin şirkete ait.  Geçen hafta, şu gün, saat 02:12'de su kavşakta kırmızı ışıkta  geçerken kameraya yakalanmış. Bakin bakalım, direksiyondaki kişiyi  tanıyor musunuz?"  Fotoğrafa baktım, "Pek tanıyamadım bu kişiyi"  dedim.  Bunun üzerine bir fotoğraf daha çıkardılar. Bu benim  fotoğrafımdı. "Bu  sizin fotoğrafınız, bunu yabancılar şubesinden  bulduk. Biz, otomobildeki kişi ile bu fotoğraftaki kişinin ayni  olduğunu düşünüyoruz? Ne  dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce,  isterseniz avukatınızla  görüşünüz" diye  de  eklediler.

"isterseniz size prosedürü anlatalım. Eğer  bu arabayı  süren  ben  değilim derseniz, sizi mahkemeye vereceğiz. Mahkeme  uzmanlara  başvuracak.  Eğer resimdeki kişi olduğunuz ispat edilirse para  cezası alacaksınız. Bu  ceza, eğer arabayı sürenin siz olduğunu kabul  ederseniz vereceğiniz  cezanın birkaç katı olacak. Bir de resmi makamları  oyalamaktan  dolayı  ayrı  bir cezaya maruz kalacaksınız."  Düşündüm.  Avukatıma soracak bir şey  yoktu. "Verin, bir daha bakayım fotoğrafa"  dedim. Sonra da "Evet, bu  arabadaki kişi benim" dedim. Memnun oldular,  "Doğru seçim yaptınız"  dediler. Yüklü bir ceza ödedim. Ama ehliyetime el  koydular. "Ne  zaman alırım ehliyetimi geri?" diye sorduğumda "Bizden  haber  bekleyiniz" dediler.
 
  Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldım. Beni göz  kliniğine çağırıyorlardı. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim.  Sonra beni bir   grup doktorun karşısına çıkardılar. Her biri benim raporu eline  alıp, "Renk körü değilsiniz. Gözünüzün sağlam olduğunu biliyor  musunuz?  Ama kırmızı ışıkta geçmişsiniz" dediler. Artık bana  ehliyetimi geri  verecekler  diye düşündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün  geçti. Yine  hastaneden bir davet aldım; bu kez psikiyatri bölümünden.  Verilen  tarihte  hastaneye gittim. Beni bir odaya aldılar. Odada dört  doktor vardı. ilk doktor, "Raporunuza bakıyorum. Gözleriniz sağlammış.  Ama trafik  ışıkları  kırmızıya döndükten tam 58 saniye sonra geçmişsiniz.  Bunun yanlış  olduğunu  biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlış  bir davranış"  dedim.
 
  Ayni şeyi, diğer doktorlar da aynen tekrarladı. Ben  de "Evet, yanlış  bir   davranış" diye aynı cevabi verdim. Artık bana  ehliyetimi geri  verecekler  diye düşündüm. Ama vermediler.
 
  Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola  davet   aldım. Gittim, sanırım artık ehliyetimi geri alacaktım. Ama  düşündüğüm gibi olmadı. "Sizi, trafiğe çıkaracağız" dediler. Bana bir  program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdı.  ilk  gün gittim. "Arabaya binin, şehir içinde dolaşacağız" dediler.  Benimle birlikte üç kişi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk  trafik  ışıklarında  durdum. Yanımdaki görevli "Buna, trafik ışığı denir.Kırmızıda  durulur.  Sarı  ışık, kırmızıya dönüşü gösteren uyarıdır.  Anladınız değil mi?" dedi.

Ben  de tekrarladım "Evet, kırmızı da durulur.  Sarı ışık, kırmızıya  dönüşü gösteren uyarıdır." Işık yeşile döndüğünde  kalktım.  Görevli, "Yeşil  ışıkta  da kalkılır. Değil mi?" dedi. Ben de  tekrar ettim, "Evet, yeşil  ışıkta kalkılır." Yolda bir süre sonra kırmızıya dönen bir ışığa  rastladık. Bu kez arkadaki görevlilerden  birisi,  "Buna, trafik ışığı denir. Kırmızıda durulur. Sarı ışık,  kırmızıya dönüşü  gösteren uyarıdır. Anladınız değil mi?" dedi. Ben de  tekrarladım,  "Evet,  kırmızı da durulur. Sarı ışık, kırmızıya dönüşü  gösteren uyarıdır."  diye   tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her  ışıkta tekrarladık.  O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç  görevli bindi. Her  ışıkta  ayni  sahne usanılmadan tekrarlandı. Ama  sonunda ben de ehliyetimi geri aldım.
 
  Yukarıdaki öyküyü Almanya'da yaşayan bir Türk işadamından dinledim.

"Sonuç  ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artık  kırmızıda  hep  duruyorum."

 

 

 

Fidan | Demir Kesme Makinası | İzolasyon | Spor Akademisi | Temizlik Robotu | Ana Okulları | Çekme Test Cihazı | Ofis Mobilyaları | Para Sayma | Duş Kabini | Duş Kabini | Halı Yıkama | Andoleni | Özel Hastaneler | Hüsnü Güreli | Filo Kiralama | Kış Bahçesi | Konfeksiyon Makinaları | Fuar Lojistik | Tavukçuluk | Emlak Bayiliği | Buharlı Temizlik Makinası | Vinç Kiralama